İrlanda bilişim sektörü ve kriz

2008 yılından beri tüm dünyada hissedilen küresel ekonomik kriz, günümüzde özellikle Avrupa ülkelerini etkilemeye devam etmektedir. Son yirmi yılda bilişim sektöründe yaptığı atılımlar, büyüme ve kalkınmasıyla ön plana çıkan İrlanda, krizden en fazla etkilenen ülkelerden biridir. Bu ülkenin dünyada örnek gösterilen bilişim sektörüyle kriz arasındaki etkileşim de, ilgi çeken konular arasındadır.

1970’li yıllardan itibaren eğitimde önemli adımlar atan, daha sonra bu adımları bilişim sektörüne yönelik teşvik ve önlemlerle pekiştiren İrlanda, çokuluslu dev bilişim firmalarının ülkede konuşlanmalarını sağlamıştır. Çoğu Amerika Birleşik Devletleri kökenli firmalar, ülkede arge ve üretim dahil birçok faaliyette bulunmaktadır. Ürünlerin Avrupa kıtasına yönelik olarak yerelleştirilmesi ve farklı dillere uyarlanması, önemli aktiviteler arasındadır. İrlanda, yabancı firmaların üretimleri sayesinde dünyanın sayılı bilişim ihracatçısı ülkelerinden biri konumuna gelmiştir. Zaman içerisinde, çokuluslu firmaların da etkisiyle, yerel bilişim sektörü gelişmiştir. Yerel yazılım sektörü, istenen hızda ve boyutta gelişmemesine karşın, yılda bir milyar euronun üzerindeki ihracatıyla, ülkenin göreli olarak küçük nüfusu da düşünüldüğünde, İrlanda ekonomisi için itici bir güç haline gelmiştir.

İrlanda’nın İsrail ve Hindistan’la birlikte bilişimde örnek ülke gösterilecek duruma gelmesinde çeşitli faktörler rol oynamıştır. Eğitime yatırım, düşük vergi oranları, iş yapma kolaylığı, karar mercilerine erişimin göreli olarak kolay olması, esnek ve kendine güvenen işgücü, İngilizce konuşan nüfus, Avrupa Birliği üyeliği, politik ve ekonomik istikrar, kültür, belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra başarının başarıyı getirmesiyle erdemli döngü sağlanması, önemli faktörler arasındadır.

Bilişim konusunun, bulut bilişim ve sanallaşma gibi eğilimlerin de getirdiği ivmeyle, kriz döneminde verimlilik ve rekabetçilik seviyelerini yükseltme çabalarında ön plana çıkması, İrlanda bilişim sektörünün yararına olmuştur. Sektörün ihracat ve istihdamında artış gözlemlenmektedir. Öte yandan diğer ülkelerin bu konuya daha fazla ağırlık vermesiyle, rekabet de kızışmıştır. Avrupa ve Asya ülke ve şehirleri, İrlanda bilişim sektörüyle rekabet içerisindedir.

İrlanda, bilişim sektöründe yakaladığı dünya çapındaki başarı ve üne, yarattığı markaya ve imaja karşın, ekonomik krizden kaçamamıştır. Hatta Avrupa’nın güney kuşağındaki Portekiz, İspanya, İtalya ve Yunanistan’la birlikte en sorunlu ülkelerden biri olarak gösterilmektedir. Uluslararası Para Fonu (İngilizce International Monetary Fund ya da kısaca IMF) yardımına gereksinimi olması da, kanıt olarak vurgulanmaktadır.

Ülkedeki işsizlik oranlarında ve borç yükünde artış, yüksek bütçe açığı, tüketimde düşüş, rekabet gücünde ve üretkenlik göstergelerinde bazı sorunlar gözlemlenmektedir. Buna karşın İrlanda, aldığı önlemlerle ekonomik göstergelerini iyileştirip ödemelerini aksatmamaya çalışırken, rekabetçilik seviyesini yükselterek ihracata ivme kazandırıp, bir yandan da düşen iç talebi artırarak, krizden çıkmanın yollarını aramaktadır. Bilişim sektörü de, ihracatıyla bu çabalara katkıda bulunmaktadır. Öte yandan, petrol fiyatlarında yaşanabilecek artışlar, kurlarda görülebilecek istikrarsızlık, küresel ekonomide oluşabilecek yeni bir durgunluk gibi olası dış gelişmeler, yaşanan iyileşmelerin boşa gitmesine neden olarak İrlanda’nın krizden çıkış çabalarını engelleyebilir.

Krizin getirdiği önemli bir tartışma konusu da, İrlanda’nın bilişim sektörünün ülkedeki krizin oluşmasında bir faktör olup olmadığıdır. Genel kanı, krize küresel konjonktürün de etkisiyle ağırlıklı olarak finans ve emlak sektörlerindeki yanlış yapılanma ve uygulamaların neden olduğudur. Ancak gene de bilişim sektörünün dolaylı da olsa krizde bir faktör olabileceği vurgulanmaktadır. Bilişim sektörüne yatırım ya da bilişime yönlendirilen fonlar ve bütün bunların yarattığı zenginlik ve tüketim gereksinimi ve dürtüsünün, bankacılık ve emlak sektörlerindeki gelişmeleri en azından tetiklemiş olabileceği düşünülmektedir. 1990’lardaki ekonomik gelişmede bilişim sektörünün ve doğrudan yabancı yatırımın desteğiyle yapılan ihracatın katkısı vurgulanmakta, 2000’li yıllardaki büyümede ise iç tüketim ve inşaat sektörünün ön plana çıktığı belirtilmektedir. Sürdürülebilir olmayan bu büyüme tarzı, dış koşulların da etkisiyle 2008 yılında sona ermiştir.

Bilişim sektörüyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olan çeşitli karşılaştırmalı küresel göstergelerde, İrlanda’nın bazı zayıflıkları ve eksiklikleri göze çarpmaktadır. Bunlardan ilk akla gelenler altyapı, e-devlet ve kullanımdır. Son yıllardaki önemli altyapı yatırımlarıyla yaşanan iyileşmelere karşın, özellikle dağıtım, enerji ve telekomünikasyon konularında, ülkenin rekabet gücünü azaltan eksiklik ve zayıflıklar devam etmektedir. Otoriteler, yıllardır altyapı deyince ‘fiziksel altyapı’nın akla geldiğini, bu alanda yatırım oranlarının göreli olarak yüksek olduğunu, genişbant gibi konularda ise eksiklikler gözlendiğini, ama bu anlayışın son zamanlarda değişmeye başladığını belirtmektedir. İrlanda genişbantta özellikle yüksek hız segmentinde ve buradaki fiyatların yüksekliğinden ötürü sorun yaşamaktadır. Bu alandaki yatırımlarda faturayı kimin üstlenmesi gerektiği de bir tartışma konusudur. E-devlet tarafında da çalışmalar devam etmektedir. Bulut bilişim alanına ağırlık verilmektedir. Devlet, özel firmalar ve bireyler düzeyinde kullanımın artırılması için çabalar da sürmektedir.

Eğitim, arge, inovasyon, kredi ve iş yapma giderleri de, üzerinde çalışılan sorunlu alanlar arasındadır. İlköğretimde matematik ve fen dallarında öğretim saati düşüklüğü, orta öğretimde erken terk ve uluslararası ölçümlerde zayıf performans, yüksek öğretime ayrılan fonların azlığı, eğitimde yaşanan bazı problemlerdir. Arge harcamalarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranı, birçok gelişmiş ülke ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (İngilizce Organization for Economic Cooperation and Development ya da kısaca OECD) ortalamalarının altında kalmaktadır. İnovasyon göstergelerinin birçoğunda ise Avrupa ortalamalarının üzerinde olmasına karşın, İrlanda’nın performansında bu konuda da bir duraklama gözlemlenmektedir. Krediye erişim zorlaşmıştır, ihracat yapan küçük ve orta boy işletmeler kredi bulmakta güçlük çekmektedir. İş yapma giderleri de, sorunlu bir başka konudur. Kriz öncesindeki son yıllarda, dış koşulların etkisiyle artan iç tüketim sonucu, maaşlar, kiralar, elektrik gibi iş yapma giderlerinde büyük artış yaşanmıştı ve İrlanda’nın rekabet gücü azalmıştı. Krizde bu giderlerin bir kısmında yaşanan düşüşlerle rekabetçilik seviyelerinde bir iyileşme yaşansa da, yasal hizmetler, emlak ve telekomünikasyon gibi iş girdileri hala göreli olarak yüksek seviyelerdedir.

İrlanda bilişim sektörünün geldiği noktada, krizden çıkma konusu da gözetilerek, gelişimin sürdürülebilirliğiyle ilgili bazı soru işaretleri ve hedefler oluşmaktadır. Çokuluslu firmaların ülkeye yatırımlarının devamı, öncelikli konulardan biridir. Bunun sağlanması için vergilerin düşüklüğünün sürmesinin yanında, eğitim sisteminin günümüz gerçeklerine göre yapılanması çalışma ve tartışmaları sürmektedir. Bu arada başka ülkelerden yaratıcı fikir ve planları olan genç girişimcilerin projelerini İrlanda’da konuşlandırması da, teşvik edilmektedir. Yerel bilişim sektörünün gelişmesi, bir başka öncelikli konudur. Çokuluslu yabancı firmalar nedeniyle yerel sektöre yeterince kalifiye işgücü kalmaması, çözülmeye çalışılan sorunlardan biridir. Ekonomi bütünündeki üretkenlik seviyeleri, yabancı sermayeli firmaların ortalamalarından oldukça düşüktür. İnternet üzerinden yapılan işler ve oyun, yerel yazılım sektöründe odaklanılan ve desteklenen iki segment olarak ön plana çıkmaktadır. ‘Akıllı ekonomi’ ve onun bir parçası olarak ‘akıllı altyapı’ da, son zamanlarda ivme kazanan alanlardan biridir; yazılım, bulut bilişim, danışmanlık hizmetleri, e-sağlık ve e-eğitim segmentlerinde yeni fırsatlar yaratmaktadır. Yalın ve çevik yaklaşımlar da, İrlanda bilişim sektörüne rekabet avantajı sağlayabilecek eğilimler olarak gözlemlenmektedir.

İrlanda’nın kalkınma ve bilişim sektörü deneyimlerinden diğer ülkelerin de çıkarabileceği birçok ders vardır. Bunların başında, politik ve ekonomik istikrara, kendi kültürüne yakın ve coğrafi konumuna uygun ülke ve firmalarla işbirliğine, belli bir konuya odaklanmaya ve o konuda devletin kolaylaştırıcı rolüne (eğitim, finansman, iş yapma kolaylığı gibi) önem verilmesi gerektiği gelmektedir. Bir başka önemli ders de, sürdürülebilirlik konusundadır. Uygulamanın, başarının, kalkınmanın sürdürülebilir olması için, devamlı gözden geçirilmesi ve planların yenilenmesi gerekmektedir. Bir sorunun çözümü genellikle başka sorunlara yol açtığından, sürekli iyileştirme kavramının önemi İrlanda örneğinde de görülmektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s