Yalın bilişim Türkiye’de

Geçtiğimiz Mayıs ayında Türkiye’de yalın bilişimle ilgili üç ayrı etkinlik yapıldı. Yalın bilişim kavramının dünyadaki öncülerinden Steve Bell, yalın düşünce felsefesinin Türkiye’de benimsenmesi için yıllardır çaba gösteren Yalın Enstitü Derneği ve Türkiye’nin önde gelen iş yazılımı firmalarından Netsis, bu etkinlikleri düzenleyen isimlerdi.

Steve Bell, yalın bilişimin gelişimini yakından izleyenler için tanıdık bir isim. Özellikle bu alandaki kitaplarıyla son yıllarda dünyada adı giderek daha fazla duyulan Steve Bell, yalın bilişimin (Lean IT) aynı zamanda isim babası. Shingo ödülünü kazanan Lean IT (yalın bilişim) adlı kitabı, bilgi teknolojileri fonksiyonlarını yalın düşünce gözüyle inceliyor. Bu yaz yayımlanacak olan Run Grow Transform: Integrating Business and Lean IT (İşlet Büyüt Dönüştür: İşle Yalın Bilişimin Entegrasyonu) adlı yeni çalışmasında ise, firmaların esas işiyle bilişim arasındaki kopukluğu ele alıyor ve değer akışı kavramını işletmelerin bütününe taşıyor. Konferans, seminer ve atölye çalışmaları dünyanın çeşitli ülkelerinden yoğun talep gören Bell, ilk defa geçen yıl Paris’te yapılan üç günlük Avrupa Yalın Bilişim Zirvesi’nde kapanış konuşmasını yapmıştı. Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya, Fransa, Güney Afrika, Çin gibi farklı ülkelerdeki deneyimlerini ve otuz yıllık bilgi birikimini, Mayıs ayındaki etkinliklerde Türk firmalarıyla paylaştı.

Yalın bilişim, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de oldukça yeni bir konu. Yalın düşünceyi Türkiye’de yayan Yalın Enstitü Derneği ve yalın bilişimin Türkiye’deki öncüsü Netsis, otomotiv, savunma, finans, tekstil, bilişim gibi çeşitli sektörlerden işletmelerin yalın bilişimle tanışmalarına ya da bu alandaki deneyimlerini paylaşmalarına aracı oldular. Türkiye’nin en büyük özel bankaları, devletin ekonomi uzmanları, bilişimi kullanan kuruluşlar ile birlikte üretenlerin de bu etkinliklere katılımı, yalın bilişim konusunun ekonominin farklı paydaşlarına organize bir biçimde ulaşmasını sağladı.

Japonların ve özellikle Toyota firmasının geliştirdiği yalın düşünce kavramı, geçen yüzyılın ortalarından beri mevcut. Yalın düşüncenin bilişimde benimsenmesi ise, özellikle son on yılda giderek artıyor. Yalın düşünce, değer kavramına odaklanıyor; hammadde tedarikinden teslimata kadar olan süreçte son müşteri için değer yaratmayan tüm işlemlerin (diğer bir deyişle israfların) süreçlerden elenmesini savunuyor. Yalın bilişim, yalın düşüncenin bilişime uyarlanması olarak basit bir biçimde tanımlanabilir. Hız ve kalite artışı, gider ve hata azalması, müşteri ve çalışan memnuniyeti, yalın kazanımlardan bazıları. Sürekli iyileştirme ve insana saygı ilkeleri, bu avantajlarla bütünleşiyor; sürekli öğrenen bir organizasyon yaratılmaya çalışılıyor. Bu da, firmaların sürdürülebilirliğinin ve rekabet avantajının temelini oluşturuyor.

Son yıllarda bilişim giderek karmaşıklaştı. Bazı firmalarda yüzlerce yazılım bir arada kullanılıyor. İşletmelerdeki farklı yazılımların birlikte verimli bir biçimde çalışması oldukça güç. Sistem ve yazılımlardan önce, süreçlerin önemi giderek daha iyi anlaşılıyor. Yalın bilişim, ‘önce insan, sonra süreçler, daha sonra teknoloji’ diyor. Birçok durumda, süreçler iyileştikten (ve sıklıkla basitleştikten) sonra, karmaşık yazılımlara ihtiyaç azalıyor. Dünyada küresel ekonomik kriz, yalın düşünce ve yalın bilişim kavramlarına ilgiyi ve gereksinimi artırdı. Son on yılda büyük aşama kaydeden Türkiye ekonomisinin gelişiminin sürdürülebilir olabilmesi, önümüzdeki on yılda da kalkınmaya devam edebilmesi, dünyanın en büyük on ekonomisi arasına girebilmesi, hükümetin 2023 hedeflerine varabilmesi, ekonomide yapısal değişikliğin gerçekleştirilebilmesi ve katma değerin artırılabilmesi yolunda, bilişim sektörü kilit noktada. Son yıllarda gelişme sinyalleri veren Türk bilişim sektörü, özellikle de yazılım ve hizmet segmentleri, hala dünya standartlarına göre oldukça küçük. Bilişimin ekonominin geneliyle bütünleşerek bahsedilen hedeflere varılmasına ve sürdürülebilir, rekabetçi, üretken ve çevik bir ekonomi yaratılmasına büyük katkısı olabilir. Tam da bu noktada yalın düşünce akla geliyor.

Ekonomide dönüşümün ve teknolojide gelişmenin hızla gerçekleştiği bir dönemde belirli model ve reçeteler sunmak yerine, sürekli iyileştirme kavramını ve insan unsurunu ön plana çıkartan yalın bilişimin ana ilkeleri, bulguları ve deneyimlerinden Türkiye ekonomisi ve bilişim sektörü önümüzdeki yıllarda giderek daha fazla yararlanabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s